Lazca için bir milat:
OGNİ / İlk Lazca dergi: OGNİ
Türkiye'de Lazca ve Laz kültürüyle ilgili çalışmalar bundan otuz yıl önce bir
grup üniversite öğrencisinin gönüllü çabasıyla başladı. Bu isimlerin başında Laz
dili ve kültürü üzerine yaptığı araştırmalar ve sözlük çalışmalarıyla tanınan
İsmail Bucaklişi geliyor. İlk Lazca dergi aslında bundan on altı yıl önce 1993
yılının Kasım ayında yayınlandı. OGNİ (Anla-duy) adıyla yayınlanan bu ilk Lazca
dergi ekonomik yetersizlikler yüzünden kapandı. Ardından bir süre MJORA dergisi
yayınlandı. Bu arada Lazca kitaplar, sözlükler, araştırmalar, derlemeler, müzik
kasetleri çıktı. Bir dilin ve kültürünü yok olmasının önüne geçmek için bunların
hiçbirinin yetmeyeceğini, daha fazlasının yapılması gerektiğini gören Lazlar,
bir dernek çatısı altında toplanarak 2008 yılının Mart ayında Laz Kültür
Derneği'ni kurdular. Dernek, en önemli amacını Laz dili ve kültürü üzerine
söylenecek ne kadar söz varsa hepsini söylemek şeklinde özetleyerek bu tarihte
yola çıktı.

Fotoğraf: Mustafa Kuyumcu |
Skani Nena"nın ilk
sayısından bazı başlıklar:
Dil ölümü – Kültürel erozyon
Lazona-s skidala – Lazona'da yaşam
Lazuri doviguram – Lazca öğreniyorum
Antik Kolkhis'te bir aşk hikayesi: Medea
Laz-Megrelce gün adları
Kandıra'da bir Laz köyü, Beylerbeyi
Lazca şairini yitirdi: Nurdoğan Abaşişi
Kültür emekçisi Lazlar üzerine…
Skani
Nena'nın çıkış yazısından…
Bu kapı herkese açık…
Yolumuzun zor,
uzun ve dikenli olduğunun bilincindeyiz, ama genlerimizde bulunan imece
kültürünü harekete geçirerek büyük işler başarabiliriz. Laz Kültür Derneği ve
Skani Nena, tam da bunun için var. Gelin dilimiz ve kültürümüz için gücümüzü
birleştirelim. Bu kapı herkese açık. Önemli olan yapabileceklerimizi iyi analiz
etmek, potansiyelimize uygun alanlar seçerek başarının yolunu açmak.
Laz kültürünün
"ana sütüyle" az olsa da beslenenler, hemen, şimdi harekete geçmezse bu imkanı
tadamayan çocuklarımız için yarın çok geç olabilir. Bunun için Lazona'da doğup
büyümüş, en azından çocukluğunu o topraklarda geçirmiş, şimdi orta çağlarını
sürmekte olanlara büyük görev düşüyor.
Unutmayın! Dün
sizi besleyen toprakların bugün size ihtiyacı var. Dilinize ve kültürünüze
duyarsız kalmayın. Durun ve arkanıza bir bakın. Sizler belki de Lazca'yı ve Laz
kültürünü yaşatmak için bir şeyler yapabilecek son kuşaksınız. Bu büyük
sorumluluğu yüreklerinizde hissetmiyor musunuz? Evet, diyorsanız gelin bize
katılın. Yapacağınız nitelikli çalışmalarla lazca'nın modern dünyadaki varlığına
bir katkı da siz sunun. Türk ve dünya kamuoyuna Lazlar'ın kim olduğunu, daha
doğrusu kim olmadığını anlatmamıza yardımcı olun. "Temel" cenderesine
sıkıştırılmaya çalışılan Lazların aslında ruhları yaşadıkları toprakların
iklimine göre şekillenen neşeli, esprili, çalışkan, üretken ve yaratıcı insanlar
olduklarını yüksek sesle haykıralım.